IMAM MALIK VE ŞEFAAT BAHSİ..!

Kâdı İyâd’ın,[] “eş-Şifâ”sında[Kadı Iyâd “eş-Şifa” (264) Yazar/Kadı İyâd bunu “Medârik”de de (1/211) zikretti, “El-Mevâhibul-Ledûniyye” (6/349)] hasen bir isnad ile İmam Mâlik’ten rivayet ettiğine göre Halife Ebû Cafer Mescid-i Nebevî’de İmam Malik ile tartıştı.

حدثنا القاضي أبو عبدِ الله محمدُ بن عبدِ الرحمن الأشْعَري ، وأبو القاسمِ أحمدُ بن بقيِّ الحاكِم ، و غيرُ واحدٍ ، فيما أجازونيه ، قالوا : أنبأنا أبو العباس أحمدُ بن عُمَرَ بن دِلْهاثٍ ، قال : حدثنا أبو الحسن علي بن فِهْرٍ ، حدثنا أبو بكر محمدُ بنُ أحمدَ بن الفرَج ، حدثنا أبو الحسن عبدُ الله بن المُنْتاب ، حدثنا يعقوب بن إسحاقَ بن أبي إسرائيل ، حدثنا ابن حُمَيْدٍ:

ناظرَ أبو جعفرٍ أميرُ المؤمنين مالكاً في مسجدِ رسولِ الله صلى الله عليه وسلم, فقال له مالك : يا أميرَ المؤمنين لا ترفعْ صوتك فى هذا المسجد ، فإن الله تعالى أدَّب قوما فقال: { لَا تَرْفَعُوا أَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ وَلَا تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ أَنْ تَحْبَطَ أَعْمَالُكُمْ وَأَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَ } ومدَح قوما فقال { إن الَّذِينَ يَغُضُّونَ أَصْوَاتَهُمْ عِندَ رَسُولِ اللَّهِ أُوْلَئِكَ الَّذِينَ امْتَحَنَ اللَّهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوَى لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ عَظِيمٌ }, وذمَّ قوما فقال: { إَنَّ الذين يُنَادُونَكَ مِن وَرَآءِ الْحُجُراتِ أَكْثَرُهُمْ لاَ يَعْقِلُونَ } وإِنَّ حرمتَه ميْتا كحرمتِه حيّا, فاسْتكانَ لها أبو جعفرٍ وقال: يا أبا عبدِ الله أأستقبِلُ القبلة وأدعُو, أم أستقبل رسولَ الله صلى الله عليه وسلم؟ فقال: ولِمَ تصرِف وجهَك عنه, وهو وسِيلتُك, ووسيلة أبيك آدمَ عليه السلام إلى اللهِ تعالى يومَ القيام؟ بل اسْتقبِلْه, واستشفِعْ به, فيُشفِّعَه الله, قال الله تعالى : { وَلَوْ أَنَّهُمْ إِذْ ظَلَمُوا أَنْفُسَهُمْ جَاءُوكَ فَاسْتَغْفَرُوا اللَّهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لَوَجَدُوا اللَّهَ تَوَّاباً رَحِيماً

İmam Mâlik O’na, “Ey Mü’minlerin Emîri!.. Bu mescidde sesini yükseltme” dedi. Çünki, Allah Teâlâ bir topluluğa edeb öğretti ve şöyle buyurdu: “Ey îmân edenler!… Seslerininizi Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in sesi üzerine yükseltmeyin. O’na, kiminiz kiminize seslendiği gibi de seslenmeyin. Yoksa farkında olmadığınız halde amelleriniz boşa gider”.[Hucurat:2,3,4]

Bir topluluğu dahi medh etti ve şöyle buyurdu: “Allah’ın Rasûlü yanında seslerini kısan kimseler, bunlar Allah celle celâlühû’nun kalblerini takvâ için sınadığı kimselerdir; bu kimseler için bağışlama ve büyük bir mükafat vardır”[Hucurat:2,3,4.]. Bir topluluğu da kınayıp şöyle buyrudu; “Odaların arkasından sana seslenen kimseler, bunların çoğu akledemezler”[Hucurat:2,3,4.]. O’na ölü halinde hürmet etmek, diri halinde hürmet gibidir.

Halife hemen tevâzulu bir tavır takındı ve şöyle dedi:

Ey Abdullahın babası (Mâlik)!… Kıbleye dönüp de mi düa edeyim, yoksa Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e (kabre) dönüp de mi düa edeyim?. İmam’ı Mâlik de şöyle dedi: Yüzünü ondan niye çeviresin ki?!.. Halbuki O, senin ve baban Adem aleyhisselâm’ın Kıyâmet gününde Allah’a vesîledir. Aksine yüzünü ona çevir. O’nunla şefâat dile ki, Allah sana şefaat etsin.

Allah celle celâlühû şöyle buyrudu:

“Eğer onlar nefislerine zülmettiklerinde sana gelip, Allah’tan bağışlanmalarını dileselerdi ve Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem de onlar için istiğfar etseydi, Allah celle celâlühû’yu çok merhamet edici ve tevbeleri çok kabul edici olarak bulurlardı”.[Nisa:65.]

İmam Mâlik’in şu sözüne bak!… Şu sözün bulundurduğu, ziyaret, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile tevessül, (Mâlik’in) duâ anında O’na dönmesi, O’nunla beraber takındığı tam bir güzel edebe riayet etmek işine bak!..

asağidaki alimler hadisenin sahih olduğunu tasdiklemiş ve kendileri rivayet etmislerdir

İmam Subki “Şifaus Sikam fi Ziyareti hayril enam” eserinde
İmam Samhudi “hulasatul Vefa bi Ahberi Daril Mustafa”
İmam İbnuz Ziya “Tarihu Mekke el Muşerrefe ve el Mescidil Haram”
İmam Ahmed El Kastalani “El Mevahibul Leduniyye bil Minahil Muhammediyye”
İmam İbn Hacer El Məkki “El Cevharul Munazzam” ve “et Tuhfətuz Zevvar”
İmam Zerkani “Şərhul Məvahib”
İmam Şami “Subulul Huda ver Raşad fi Sirəti hayril İbad”
İmam İbnul Mulakkin “Ğayetus Sevl fi hasaisir Rasul”
İmam Ebul Hasan Ali bin Fihr “Fədailu Malik”

“Artik bundan sonra hangi söze inanacaklar ki”?(Mürselat süresi 50)1

Categories: tevessul-teberruk-istigase | Leave a comment

Post navigation

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Blog at WordPress.com.

%d bloggers like this: